Sydney'de yükselen Atlassian Central, 180 metreyi aşan yüksekliğiyle dünyanın en uzun hibrit ahşap gökdeleni unvanını aldı. Central Station yakınındaki 39 katlı yapı, taşıyıcı iskeleti tamamlanarak "topping out" aşamasına ulaştı.
Proje, geleneksel cam ve çelik kulelerden farklı olarak mühendislik ahşabını merkezine alıyor. Yapının içinde yaklaşık 10.000 metreküp yapısal ahşap kullanılırken, beton çekirdekler asansör ve ana dayanım işlevini üstleniyor; dış çelik çerçeve ise kuleye ek rijitlik sağlıyor.
Mimarlık ekipleri SHoP ve BVN, 75.000 metrekarelik binayı yedi ayrı "habitat" olarak kurguladı. Dört katlı bu bölümler; açıkta bırakılan ahşap yüzeyler, teraslar, atriumlar ve doğal havalandırma alanlarıyla ofis yaşamına daha esnek ve insan odaklı bir ritim kazandırmayı hedefliyor.
Bina tamamlandığında Atlassian'ın Avustralya merkezi olacak. Projede ayrıca bir hostel, çatı bahçeleri ve tarihi Parcels Shed yapısının lobiye entegre edilmesi yer alıyor. İnşaat sürecinde dijital planlama ve modüler üretim yaklaşımı, ahşap parçaların sahada daha hızlı bir şekilde birleştirilmesini mümkün kıldı.
Geliştirici Dexus, yapının geleneksel bir premium ofis kulesine kıyasla daha düşük gömülü karbon hedeflediğini ve enerji verimliliğinde önemli bir artış amaçladığını belirtiyor. Tamamlanması 2026 sonu için planlanan Atlassian Central, yüksek katlı mimaride ahşabın rolünü yeniden tanımlayan güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Bu tür projeler, şehirlerin geleceğinde daha hafif, daha verimli ve daha sürdürülebilir dikey yaşam modellerinin önünü açabilir.