Scopeora News & Life

© 2026 Scopeora News & Life

Sıcak İçecek Alışkanlığına Dair Yeni Araştırma: Isı Seviyesi Önemli Olabilir

Oxford Üniversitesi'nin geniş araştırması, çok sıcak çay ve kahve tüketiminin yemek borusu kanseri riskini artırabileceğini gösteriyor. Sıcaklık, içeriğin önüne geçiyor.

Sıcak İçecek Alışkanlığına Dair Yeni Araştırma: Isı Seviyesi Önemli Olabilir

Sıcak bir çay ya da kahve, düşündüğünüzden daha fazlasını etkileyebilir. Oxford Üniversitesi'nin yürüttüğü geniş kapsamlı yeni analiz, içeceğin içeriğinden çok içme sıcaklığının önemli olabileceğini ortaya koyuyor.

Yüksek sıcaklık ve risk ilişkisi

UK Biobank ve Million Women Study verilerini birleştiren araştırmacılar, toplam 977.282 yetişkinin sağlık kayıtlarını uzun yıllar boyunca inceledi. Katılımcılar içeceklerini genellikle "ılık", "sıcak" ya da "çok sıcak" olarak tanımladı. Takip sürecinde 2.348 kişide yemek borusu kanseri gelişti.

Sonuçlar özellikle yemek borusunun yüzey hücrelerinde başlayan skuamöz hücreli karsinom için dikkat çekiciydi. Çok sıcak içecekleri tercih edenlerde risk, ılık içecek tüketenlere kıyasla 3,17 kat daha yüksek bulundu. Sadece "sıcak" içecek tercih edenlerde de artış gözlendi. Buna karşın adenokarsinom türünde benzer bir ilişki saptanmadı.

Bilim insanları neyi işaret ediyor?

Uzmanlara göre bu tablo, asıl etkinin çay ya da kahvenin kendisinden değil, ısının dokularla temasından kaynaklanabileceğini düşündürüyor. Tekrarlayan sıcak temas, yemek borusu yüzeyinde küçük hasarlar oluşturabiliyor; vücudun onarım süreci de uzun vadede hücresel değişimlere zemin hazırlayabiliyor.

Benzer bulgular daha önce farklı bölgelerde yapılan çalışmalarda da görülmüştü. Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, 65°C üzerindeki içecekleri "muhtemelen insanlar için kanserojen" sınıfına almıştı. Oxford ekibi, bu ilişkinin Batı toplumlarında da geçerli olabileceğine dair güçlü bir veri seti sundu.

Yine de araştırmacılar, çalışmanın kendi beyanına dayalı sıcaklık sınıflandırması içerdiğini ve bunun ölçümde belirsizlik yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca göreli risk artışı dikkat çekici olsa da, bireysel düzeyde mutlak riskin hâlâ sınırlı olduğu vurgulanıyor.

Günlük alışkanlıklar açısından mesaj net: İçeceğiniz dudak ya da dil yakacak kadar sıcaksa, birkaç dakika beklemek daha dengeli bir tercih olabilir. Bu tür çalışmalar, küçük davranış değişikliklerinin uzun vadeli sağlık farkları yaratabileceğini gösteriyor; gelecekte kişiselleştirilmiş beslenme ve içecek alışkanlıkları için daha hassas rehberlerin önünü açabilir.

Follow Our News on Google Get instantly notified of updates. Add as a preferred source on Google