Scopeora News & Life

© 2026 Scopeora News & Life

Nakledilen Kalpler, Yeni Bedenin Biyolojik Yaşına Uyum Sağlayabilir

Yeni araştırma, nakledilen kalplerin epigenetik yaşının donör yerine alıcının biyolojik ortamına uyum sağlayabildiğini ortaya koyuyor.

Nakledilen Kalpler, Yeni Bedenin Biyolojik Yaşına Uyum Sağlayabilir

Bir organın biyolojik yaşı, yalnızca donörün yaşıyla belirlenmeyebilir. Harvard Medical School araştırmacılarının yürüttüğü yeni çalışma, nakledilen kalplerin zamanla içinde çalıştıkları bedenin yaş biyolojisine doğru değişebildiğini gösteriyor.

Kalbin Moleküler Saati Yeni Ortamına Uyum Sağlıyor

Araştırma ekibi, genç, orta yaşlı ve yaşlı fareler arasında gerçekleştirilen kontrollü kalp nakli deneylerinde epigenetik yaş değişimlerini inceledi. Bu ölçüm, DNA üzerindeki kimyasal işaretleri analiz ederek dokuların moleküler düzeyde ne kadar genç veya yaşlı göründüğünü değerlendiriyor.

Sonuçlara göre, yaşlı farelerden alınarak genç farelere yerleştirilen kalpler daha genç biyolojik özellikler kazandı. Tersine, genç kalpler yaşlı alıcılarda daha yaşlı moleküler sinyaller sergiledi. Üç ayrı epigenetik saat yöntemi, nakledilen kalplerin donör yaşından çok alıcının yaşına yaklaştığını ortaya koydu.

Özellikle mitokondri ve hücresel enerji üretimiyle ilişkili gen etkinlikleri dikkat çekti. Yaşlı kalpler genç bedenlerde daha aktif enerji metabolizması sinyalleri gösterirken, genç kalplerde yaşlı ortamlara bağlı farklılaşmalar gözlendi.

İnsan Verileri de Benzer Bir Eğilime İşaret Ediyor

Ekip, yaş farkı yüksek 11 insan kalp nakline ait arşiv biyopsilerini de değerlendirdi. Bu örneklerde, kalplerin DNA metilasyon yaşları yine alıcıların biyolojik profilleriyle daha yakın bir ilişki sergiledi. Yüzlerce hastaya ait bir yıllık takip verileri de kalbin bazı işlevsel ölçümlerinin alıcının yaşından etkilenebildiğine işaret etti.

Bununla birlikte, değişim tüm özelliklerde aynı düzeyde gerçekleşmedi. Kalbin bazı yapısal ve elektriksel özellikleri donör yaşına ait izleri korudu. Araştırmacılar, organ yaşlanmasının tamamen sabit olmadığı kadar bütünüyle geri döndürülebilir de olmadığını vurguluyor.

Henüz ön baskı aşamasında bulunan çalışma, organların çevresel ve sistemik sinyallere uyum kapasitesine yeni bir pencere açıyor. Bu yaklaşım, gelecekte organ nakli değerlendirmelerini ve yaşlanma biyolojisini daha kişiselleştirilmiş biçimde şekillendirebilir.

Editor:

Follow Our News on Google Get instantly notified of updates. Add as a preferred source on Google