Kannabis kullanan herkes bağımlılık geliştirmiyor. Ancak Beth Israel Deaconess Medical Center'da Bağımlılık Psikiyatrisi Bölümü'nü yöneten Dr. Kevin Hill'e göre, bazı kişilerde kannabis kullanım bozukluğu ortaya çıkabiliyor.
Hill, yayımlanmış verilerde yetişkinler arasındaki bu bozukluğun görülme oranının geçmişte yüzde 10-30 aralığında değerlendirilirken, güncel verilerde yüzde 30-35 düzeyine çıktığını belirtiyor. Uzman, kannabis ürünlerindeki etken madde yoğunluğunun artmasının sorun yaşayan kullanıcı sayısındaki yükselişle ilişkili olabileceğini ifade ediyor.
Bağımlılık riskinde ortak etkenler
Kannabis kullanım bozukluğu, beynin ödül sistemiyle bağlantılı bazı nörotransmiterleri etkileyebiliyor. Hill'e göre kannabis kullanımı dopamin düzeylerinde artışla ilişkili; bu yönüyle farklı bağımlılık türlerinde görülen bazı biyolojik süreçlerle kesişiyor.
Ailede bağımlılık öyküsü de dikkate alınması gereken etkenlerden biri. Kannabis kullanım bozukluğuna ilişkin genetik araştırmaların diğer bağımlılık türlerine kıyasla daha sınırlı olduğunu belirten Hill, aile geçmişinin kişinin başka madde kullanım bozukluklarına yatkınlığını artırabileceğini söylüyor.
Kannabis kullanımına ilişkin sağlık araştırmaları ilerledikçe, ürünlerin gücü ve kişisel risk etkenleri konusunda daha ayrıntılı bilgi edinilmesi; gelecekte bilinçli kararları ve kişiye uygun destek yaklaşımlarını geliştirmeye katkı sağlayabilir.